Değer yargılarımız, kaliteli hayatımız, dik duruşumuz…
bunlar ve niceleri kaldı mı ki artık
SOSYAL ÇÜRÜME dedikleri şeyler ile her gün, her dakika, her saniye karşılaşıyoruz. İşin kötü yanı alıştık ve sorgulama hakkımızı da unuttuk bir yerde.
Eski arşivler düşüyor önümüze, eski videolar, eski fotoğraflar… 40 yıl geri gitsek 100 yıl ileri gitmiş oluruz diyoruz. Konuşulan dil, giyim kuşam, kültür… biz şu an ne yaşıyoruz, hangi kültürün, hangi duygunun, hangi varoluşun devamıyız, bunu bile bilmiyoruz. Bir sürü kural var ve artık hiç zorlanmadan bize entegre edilmekte. En büyük buluş budur bence. Neyden mi bahsediyorum
Sosyal Medya!
Hem çok öğretici, bilgilendirici hem de o kadar zeka gerilemesi yapar ki konuşmayı unutturur.
Sosyal medyayı doğru kullanmadığımızın hepimiz farkındayız. Bir videodan milyonlarca tane üretiliyor. Kaydırdıkça farklı insanlar aynı hareketler, aynı müzikler ile karşılaşıyoruz. Bunun canımızı sıktığından bile haberimiz olmadan kaydırıyoruz.
Dünyaya erişiyoruz ama hiç gelişmiyoruz. Bilim insanı, doktor, mühendis… bunlar artık umursanmazken. Dans videosu atıp milyonlarca para kazanabiliyor. Ve iki kelime konuşamayan insanlar, eğitim adına verilen yılların emeğinin karşısında şatafatlı bir hayat yaşıyor.
Yeni nesile hangisinin doğru yer olduğunu anlatamazsın.
Çünkü mühendisi, öğretmeni, avukatı vb. İşsiz ve parasız. Okumanın değersiz olduğu bu sistemde tüm gençler elbette ki. Para kazanılan tarafa yönelecektir. Ama bunun dönüşleri çok ağır olacaktır.
Herkes üniversite mezunu bu ülkede, 81 ilde üniversite bulunması ve sıfıra yakın puan ile üniversiteye girilmesi de büyük bir etken tabi.
Yani bu gün övündükleriniz ile alınan yanlış kararlar, sonuçları ile karşımızda duruyor.
Ve maalesef bu tüm kuralları baştan yazıyor
üniversitelerde birkaç meslek dışında okunması gereksiz binlerce meslek var. bu sadece zamandan çalmaktır. O yüzden okunan mesleğinde bir önemi kalmazken, okurken işsiz kalacağını bile bile ve belki de sadece sosyal medya profilinde üniversite mezunu yazması için okuyor olanlarımız var.
Ne kadar daha sürer bu eksiye indiren sistem
Yok oluyoruz bir yerlerde, odaklanamıyoruz hiçbir şeye, duyguya, inanca… her şey soluk gözümüzün önünde, sesler boğuk, birer robot halinde olan biten karşısında boş gözler ile geçip gidiyoruz.
Ve buna ek tüketim çılgınlığı
Bir kitap bile okuyamaz hale geldik, bir filmi bitiremez seviyedeyiz. Büyük bir tüketim çılgınlığı ile karşı karşıyayız. Bugün üretilen bir şey 24 saat içinde tüketiliyor ve eskidi denip bir kenara atılıyor. Bu her şeyi değersizleştiriyor.
Yaşanan bu teknoloji çağında neyi yanlış yapıyoruz?
Tarih bizden nasıl daha ileride olur. Biz bunu nasıl aşarız baştan sona düşünelim.

YORUMLAR