Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Hayriye AKKAYA
Hayriye AKKAYA

Sessiz Ambargo

Herkes sanıyor ki ambargo sadece bir devletten başkasına yapılır; fakat devletin kendisi de ambargo yapar. Nasıl mı? Eğer devlet yurt dışından kredi alıp kişi başına düşen gelirin arttığını söylüyorsa, bu düpedüz göz boyamak için söylenen bir yalandır; çünkü o borcun geri ödemesini de halktan çıkaracaktır.

Bir millette asgari ücret, emekli maaşı, öğrenci bursu ya da kredisi her yıl artıyor fakat yine de yetmiyor deniliyorsa, orada bir hata ve taraf tutmak vardır. Artık devlete yakın olmayan holdinglerin bile hisseleri düşer olmuş; çünkü devlet, kendine yakın olan şirketlerden vergi almıyor. Bu da eşitsiz gelir dağılımına sebebiyet veriyor.

Eğer bu durum böyle devam ederse güçlü iş adamlarımız olmaz ve farklı devletlerin senatolarında lobi yapabilme imkânımız kısıtlanır; her şey bizim aleyhimize olur. Bu sadece holdinglerle de kısıtlı değil. İçimize sokulan maden şirketleri, aslında bir yandan Türk iş adamlarının maden arayışı yapabileceği alanları kısıtlıyorlar. Yabancı ülkelerin senatolarında yabancı iş adamları değil, Türk iş adamları lobi yapacak; ama siz onlara bu imkânı sunmadıkça, aksine kısıtladıkça, nasıl lobi yapabilmelerini düşünüyorsunuz?

Gelelim bir de bunların çıkardığı şeyin halka nasıl mal edildiğine. Bir şirket altını, gümüşü ya da bronzu çıkarıyor, sonra kendi ülkesine götürüp işliyor. E, burada işleyecek değil ya… Biz bunu çok daha fazla bedel ödeyerek alıyoruz. Emekli, asgari ücretli evi zor geçindiriyor; üstüne bir de altın mı alacak? Peki bunda suçlu biz miyiz? Hayır. Suçlu; emeklisini, asgari ücretlisini açlık sınırının altında yaşatan ve yabancı şirketlerin ülkeye rahat rahat girmesini sağlayan devlettir.

Tam da bugün emekliye bin liralık zam yapmak için komisyonu topluyorlar. 20 bin lira emekli maaşı verecekler. Allah aşkına, orta büyüklükte şehirlerde ev kiraları 15 bin lirayı bulmuşken emeklinin neyine yetecek bu para? Bir de kök maaş uygulaması var; zam yapılsa bile hâlâ en düşük emekli maaşı 18 binde kalacak. Yoksulluk sınırı 98 bin lira olmuşken vatandaş hâlâ açlık sınırının altında çalışmaya maruz kalsın.

Biz daha yeni, emekli bir vatandaşımızın ev kirasını ödeyemediği için gece konakladığı arabada çıkan yangın sonucu vefat ettiğini öğrendik. Başka bir emekli teyze, cebindeki yüz lirayla akşam pazarı daha ucuz olur diye pazara akşam gidiyor. Başka bir yerde bir amca dere kenarında duruyor ve derenin içinde akarak gelen asma yapraklarını toplayıp evine götürüyor, yemek yapmak için.

Bu hadise bana 14 yaşımda okuduğum bir kitabı hatırlattı. Adı “Beyaz Zambaklar Ülkesinde”. Kitapta saray en ihtişamlı dönemini yaşıyor ama halk o kadar fakir ki yerden portakal kabuklarını toplayıp yiyor. Herkes açlıktan intihar ediyor; bir yerden sonra da intihar etmek yasaklanıyor. Eğer biri görür ve ihbar ederse hapse atılıyorsunuz.

Bu yıl 15 milyar vergi toplanacak. Daha kimsenin cebine yapılan zamlar girmeden, birçok şeye zam geldiğini duyuyorum. Yoksa milletvekillerinin trafik cezalarını, bürokratların lojmanlarına ayrılan 14 milyonu nasıl ödeyeceğiz? Hepsi çok muhtaç ya; parayı bizden alıyorlar.

O gücünü milletten alanlar, “Biz meydanları doldururuz” diyen partiler; milletvekillerinizin cezalarının TBMM tarafından dolaylı yoldan halka ödetileceği söylendiğinde keşke sesiniz bu kadar çok çıksaydı. Hepiniz sahtesiniz işte.

Sözün özü şu ki: Devlet, kendi halkına ambargo uygular.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER