Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Özlem Baysal
Özlem Baysal

Ruhunuzun Anahtarı Kimin Cebinde?

Kapıyı Kırmazlar, Anahtarı Bizden İsterler

Hayatımıza giren bazı insanlar içeri zorla girmezler. Aksine, o kadar nazik ve düşünceli görünürler ki, kalbimizin anahtarını bizzat biz ellerimizle teslim ederiz. Her şey çok masum başlar; bir ricayla, “senin iyiliğin için” denen o zehirli tavsiyelerle ya da “beni seviyorsan yaparsın” sitemleriyle… Manipülasyon, bir hırsızlık değil, bir illüzyondur. Fark etmezsiniz bile; bir bakmışsınız kendi doğrularınızın yerini başkasının beklentileri almış.

Sessiz Bir Sızı: Kendinden Vazgeçmek

Birinin sizi manipüle etmesi, odaya yavaş yavaş dolan tatlı bir uyku hali gibidir. Başta her şey huzurlu gelir, çünkü çatışma yoktur, uyum vardır. Ancak bir sabah uyanırsınız ve artık kendi kararlarınızı verecek gücü kendinizde bulamazsınız. “Hayır” diyemediğimiz her an, aslında kendi iç dünyamızdan bir parçayı feda etmektir. Nazik olmak güzeldir ama bu nezaket sizin hapishaneniz olmamalı.

Vicdanın Sesi mi, Onun Yankısı mı?

İyi niyetli insanlar, karşı tarafı kırmamak için kendi ruhlarını parça parça ederler. Manipülatörler ise tam olarak bu güzel yanınızı, yani vicdanınızı kullanırlar. Hatayı yapan o olsa bile, öyle bir an gelir ki kendinizi ondan özür dilerken bulursunuz. Bu bir güç savaşı değildir aslında; sizin sevgiye ve onaya olan ihtiyacınızın, bir başkası tarafından sessizce yönetilmesidir.

Kendi Sesini Yeniden Bulmak

Hiç düşündün mü; en son ne zaman gerçekten “canın istediği için” bir şey yaptın? Kendi sesin mi bu duyduğun, yoksa bir başkasının beyninin içindeki yankısı mı? İçimizdeki o huzursuz boşluk, aslında terk ettiğimiz öz benliğimizin bize seslenişidir. “Ben buradayım, beni hatırla” diyordur. Kendine dönmek için geç kalmış sayılmazsın.

Başrol Sırası Sende

Hayat, sadece başkalarını mutlu etmek için harcanamayacak kadar kıymetli. Birilerine “evet” derken, kendi ruhuna kaç kere “hayır” dediğini hiç saydın mı? Eğer bugün kararlarının altında senin imzan, senin rengin, senin hevesin yoksa; o hayatı sadece izliyorsun demektir. Artık seyirci koltuğundan kalkma vakti gelmedi mi? Kendi sınırlarını çizmediğin her yerde, başkalarının kalemiyle yazılmış bir hikayenin figüranı olursun. Bugün o kalemi nazikçe elinden al ve kendi hikayeni, kendi kalbinin mürekkebiyle yeniden yazmaya başla.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER