Eskiler Eskiden mi Güzeldi, Yoksa Biz mi Gençtik?
Herkesin dilinde bir “ah nerede o eski günler” şarkısı… Televizyonda eski bir film görsek, sokakta eski bir koku duysak hemen iç geçiriyoruz: “Her şey ne kadar samimiydi, insanlar ne kadar dürüsttü, her şey ne kadar güzeldi…” Peki, gerçekten öyle miydi? Yoksa biz geçmişi özlerken aslında sadece kendi kaygısız çocukluğumuzu mu özlüyoruz?
Hafızamızın Bize Oynadığı Oyun: Nostalji
Psikolojide bir kural vardır: Zihin, geçmişteki kötü anıları siler veya flulaştırır; geriye sadece güzel anları bırakır. Biz o yılları hatırlarken, kışın buz gibi odalarda titrediğimizi, bir telefon sırası için saatlerce beklediğimizi ya da imkansızlıklar içinde verilen mücadeleleri unutuyoruz. Sadece bayram sabahlarını, mahalle maçlarını ve o meşhur “komşu teyze” tabaklarını hatırlıyoruz.
Geçmişi Kutsarken Bugünü Kaçırmak
Sürekli geriye bakarak yürümeye çalışırsanız, önünüzdeki çukuru göremezsiniz. “Eskiden her şey daha iyiydi” demek, bir nevi bugünden vazgeçmektir. Evet, teknoloji aramıza soğukluk katmış olabilir; evet, şehirler betonlaştı. Ama bugün sahip olduğumuz bilgiye ulaşma hızı, sağlık imkanları ve dünyayı tanıma özgürlüğü o günlerde hayal bile edilemezdi.Aslında mesele mahallelerin bozulması değil, bizim o mahalledeki “çocuk heyecanımızı” kaybetmemiz olabilir mi?
Yarın da “Bugün” İçin “Eskiden Güzeldi” Diyeceğiz
Bugün şikayet ettiğimiz her şey, yirmi yıl sonra birilerinin “nostaljisi” olacak. Belki de yapmamız gereken geçmişin tozlu raflarında teselli aramak yerine, bugünün içinde o özlediğimiz “insani” sıcaklığı yeniden kurmaya çalışmaktır. Çünkü hayat, arkaya bakarak yaşanmayacak kadar hızlı akıyor.Eskiler belki güzeldi, evet. Ama biz bugün de güzeliz ve hala buradayız.

YORUMLAR