Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Özlem Baysal
Özlem Baysal

Muhteşem” Olma Hapishanesi: Sıradan Bir Hayat Yaşamak Ne Ara Suç Oldu?

Muhteşem” Olma Zorunluluğu: Sıradan Bir Hayat Yaşamak Suç mu?

Sabah gözümüzü açtığımız andan itibaren görünmez bir jüri tarafından puanlanıyor gibiyiz. Sosyal medya platformları, LinkedIn profilleri ve durmaksızın kulağımıza “daha fazlası olmalısın” diye fısıldayan kişisel gelişim dünyası bizi tek bir kalıba zorluyor: Bir “proje” olarak insan.Eskiden sadece “yaşardık”. Bir hobimiz olurdu; sadece vakit geçirmek için yapardık. Şimdi ise o hobiyi bir “kişisel marka” unsuru haline getirmek, en estetik haliyle fotoğraflayıp beğeniye sunmak, hatta mümkünse ondan bir ek gelir kapısı yaratmak zorundaymışız gibi hissediyoruz. Kitap okumak yetmiyor, okuduğumuzu kanıtlamamız; kahve içmek yetmiyor, o kahvenin ne kadar “nitelikli” olduğunu sergilememiz gerekiyor.

Herkesin “Özel” Olduğu Yerde, Kimse Özel Değildir

Modern dünya bize bir yalan sattı: “Sen çok özelsin, dünyayı değiştirmelisin, sınırlarını zorlamalısın!” Bu kulağa hoş gelen cümle, aslında sırtımıza yüklenen devasa bir mutsuzluk küfesidir. Çünkü bu anlayışa göre, eğer dünya çapında bir başarı elde etmediyseniz, milyonlarca takipçiniz yoksa ya da “ikonik” bir hayat yaşamıyorsanız, varsayılan olarak başarısız sayılıyorsunuz.İnsanlar artık birer “insan” değil, birer “reklam panosu” gibi dolaşıyor. Hafta sonu sadece koltukta uzanıp tavanı seyreden birine “vizyonsuz” gözüyle bakılıyor. Oysa en büyük özgürlük, hiç kimseye bir şey kanıtlamak zorunda kalmamaktır.İşini düzgün yapan, akşam evine gidip ailesiyle vakit geçiren, büyük hırsların peşinde koşmak yerine huzuru arayan “ortalama” bir insanın hayatı neden küçümseniyor? Gerçek şu ki; herkesin zirveye oynadığı bir dünyada, kimse manzaraya bakmayı akıl edemiyor. Herkesin “parladığı” bir yerde, ışık göz kamaştırır ve kör eder.

Özgürleşmek İçin Vazgeçin

Belki de modern çağın en büyük devrimi, yeniden “sıradan” olmayı göze alabilmektir. Bir “marka” değil, sadece bir “canlı” olduğumuzu hatırlamaktır. Dünyayı kurtarmak, her gün kendimizin en iyi versiyonuna dönüşmek zorunda değiliz.Bazen sadece iyi bir komşu olmak, sokağındaki kediye bir kap su vermek ve kendinle barışık bir sessizlikte oturmak; binlerce sahte alkıştan daha değerlidir. Çünkü hayat, biz ekran başında “özel” görünmeye çalışırken kaçırdığımız o sıradan anların toplamıdır.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER