Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Özlem Baysal
Özlem Baysal

Kendi Hayatının Bekleme Salonunda Yaşayanlar: Yarın Hiç Gelmeyecek mi?

Yarın Ola Hayrola: Kendi Hayatımızı ‘Bekleme Salonu’na mı Aldık?

Şu an bu yazıyı okurken, zihninizin bir köşesinde “aslında şu an yapmam gereken çok daha önemli bir iş vardı” diyen o fısıltıyı duyuyor musunuz? Belki teslim edilmesi gereken bir rapor, belki ödenmesi gereken bir fatura, belki de aylardır ertelediğiniz o zor konuşma… Endişelenmeyin, yalnız değilsiniz. Hepimiz, kendi hayatımızın başrolü olmak yerine, o hayatın “daha uygun bir zamanda” başlamasını bekleyen figüranlara dönüştük.

Neden Şimdi Değil de Yarın?

Bir işe başlamak için neden hep o “mükemmel anı” bekliyoruz? Pazartesi günlerini kutsallaştırdık, yeni ayların ilk sabahlarını milat belledik, “hele bir şu işler bitsin” diyerek kendimize sahte bitiş çizgileri çizdik. Oysa hayat, biz planlar yaparken aralardan sızıp giden o dağınık anların toplamıdır.Psikolojide buna “Erteleme Döngüsü” deniyor ama ben buna daha çok “Mükemmeliyetçilik Felci” demeyi seviyorum. Bir işi en iyi şekilde yapamayacağımızdan korktuğumuz anda, o işe hiç başlamamanın sahte huzuruna sığınıyoruz. Çünkü başlamadığımız her iş, zihnimizde hala “mükemmel olma potansiyelini” korur. Kağıda dökülmemiş her yazı şaheserdir, fırçanın vurulmadığı her tuval bir başyapıttır.

“Mış Gibi” Yapmanın Dayanılmaz Hafifliği

Modern dünya bizi sürekli “meşgul” olmaya zorluyor. Biz de gerçekten üretmek yerine, üretimin hazırlığıyla vakit öldürüyoruz. Saatlerce en iyi yapılacaklar listesi uygulamasını arıyoruz, masamızı en verimli hale getirmek için düzenliyoruz, konuyla ilgili videolar izleyip “bilgi sahibi” oluyoruz. Ama günün sonunda elimizde kocaman bir “hazırlık aşaması” ve hiç dokunulmamış bir “asıl iş” kalıyor.

Kusurlu Bir Başlangıç, Mükemmel Bir Bekleyişten İyidir

Eğer hayatınızın en güzel yılları “şartlar olgunlaştığında” başlayacak bir masal gibi geliyorsa, o masalın sonu hiç gelmeyebilir. Çünkü şartlar hiçbir zaman tam olarak hazır olmayacak; kahveniz hep biraz soğuk, vaktiniz hep biraz dar ve motivasyonunuz hep biraz eksik kalacak.Kendinize şu izni verin: Kötü başlama hakkı. İlk paragrafınız berbat olsun, ilk antrenmanınızda nefes nefese kalın, ilk denemeniz hüsranla sonuçlansın. Tozlu raflardaki projeler, sadece mükemmel olmayı bekledikleri için orada mahsur kaldılar. Belki de bugün, o “en doğru zamanı” beklemeyi bırakıp, elinizdeki en yanlış ve en eksik malzemeyle yola çıkmanın tam vaktidir.Unutmayın; bitirilmiş bir “eh işte”, hiç başlanmamış bir “muhteşem”den her zaman daha gerçektir.

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER