HAYATI ERTELEMEYİ BIRAKIP KENDİMİZİ AĞIRLAMAK
En Değerli Misafir: Kendimiz
Mutfak dolaplarımızın en kuytu köşesinde, sadece “özel bir misafir” için sakladığımız o zarif porselen takımları aslında birer hatıra kutusu gibidir. En güzel elbiselerimizi giymek için hep o “mükemmel günü” bekler, en taze kahvelerimizi başkalarıyla paylaşmak için saklarız. Oysa bu hayatta ağırlayabileceğimiz en kıymetli, en özel misafir aslında aynada gördüğümüz o kişidir.
Yarın Değil, Tam Şu An
Çoğumuz hayatı bir “hazırlık evresi” gibi yaşıyoruz. Okulun bitmesini, çocukların büyümesini veya emekliliğin gelmesini beklerken; asıl mucizenin o bekleyişin içindeki küçük anlar olduğunu bazen unutuyoruz. Hayat, bir sonraki istasyonda başlayacak bir yolculuk değil; şu an bindiğimiz trenin penceresinden süzülen ışıktır. Geleceğin hayalini kurarken, bugünün hediyesini ambalajında bırakmayalım.
Anıların Tadını Çıkarmak
“Doğru zaman” geldiğinde her şeyin kusursuz olmasını isteriz. Ancak hayatın güzelliği, o porselen fincanın üzerindeki küçük bir çatlakta veya sevdiğimiz o elbisenin üzerindeki bir kahve lekesinde saklıdır. Yaşanmışlık, kusursuzluktan çok daha değerlidir. En güzel anılar; eşyaların saklandığı dolaplarda değil, kullanıldığı ve paylaşıldığı sofralarda birikir.
Kendimize Verdiğimiz Değer
En iyi koltuğumuza oturmak, en şık bardağımızdan su içmek veya en sevdiğimiz kazağımızı sıradan bir günde giymek bir lüks değil, kendimize duyduğumuz saygıdır. Kendi evimizde bir yabancı gibi değil, evin gerçek sahibi gibi hissetmek ruhumuza iyi gelir. Kendimize sunduğumuz her küçük özen, hayata karşı duyduğumuz sevgiyi çoğaltır.
Bugün Bir Güzellik Yap
Vakit su gibi akıp giderken, arkamızda “keşke”ler yerine “iyi ki”ler bırakalım. Sakladığımız o özel eşyalar, ancak biz onlara dokunduğumuzda anlam kazanır. Onlar bize hizmet etmek için var, biz onlara bekçilik etmek için değil. Bugün, o çok sevdiğin ama kıyamadığın ne varsa gün ışığına çıkarmanın vaktidir.
Küçük Bir Başlangıç
Şimdi mutfağa git, o en sevdiğin fincanı eline al ve kendine mis kokulu bir kahve demle. En şık kıyafetini giyip aynada kendine gülümse. Çünkü sen, beklediğin o tüm misafirlerden, o hayali “büyük günlerden” çok daha değerlisin. Hayat ertelenmeyecek kadar kısa ve şu an, yaşamak için en doğru zaman.

YORUMLAR