Gökyüzüne Bakmayı Unutmamak
Bazen bir söz duyarsınız, sanki bir süredir kapalı duran bir pencereyi aralar gibi olur zihninizde. Hani o meşhur tavsiye vardır ya: “Büyük hayaller kur ki, hayatın da öyle olsun.” İlk bakışta kulağa biraz iddialı geliyor olabilir, ama aslında içinde çok nahif bir davet saklı. Hayatın telaşına kaptırıp kendimizi unuttuğumuz o günlerde, genellikle “başımızı sokacak bir ev, huzurlu bir iş” gibi güvenli limanlara sığınıyoruz. Elbette bunlar çok kıymetli. Ancak insan ruhu, sadece güvenlikle yetinebilecek bir yapıda değil. Bizim biraz da heyecana, ufkumuzu genişletecek o tatlı sızıya ihtiyacımız var.
Küçük Adımlar, Büyük Manzaralar
Büyük hayal kurmak, hemen yarın dünyayı değiştireceğiz demek değil aslında. Sadece kendimize koyduğumuz o görünmez sınırları biraz esnetmek demek. “Ben bunu yapamam” dediğimiz noktada kendimize bir şans tanımak, dünyayı sadece gördüğümüzden ibaret sanmamak… Bir ağacın gölgesinde otururken bile köklerinin ne kadar derine indiğini hayal edebilmek gibi bir şey bu.
Hayat, Hayallerimiz Kadar Genişler
Hayallerimiz ne kadar renkliyse, günlerimiz de o kadar renkleniyor. Belki her hayalimiz gerçek olmayacak; belki her zaman istediğimiz o zirveye çıkamayacağız. Ama o zirveye bakarak yürümek, sadece ayak uçlarımıza bakarak yürümekten çok daha keyifli değil mi? Yolda gördüğümüz çiçekler, tanıştığımız insanlar hep o büyük yolculuğun hediyeleri oluyor. Zihnindeki o “imkansız” raflarını biraz karıştırmaya ne dersiniz? Belki de orada, tozlanmış ama hala ışığı üzerinde bir hayal sizi bekliyordur. Hayatı “büyük yaşamak” için saraylara ihtiyacımız yok; geniş bir ufka ve ona bakacak cesur bir kalbe sahip olmamız yeterli. Bugün kendinize bir iyilik yapın ve en azından bir dakikalığına, her şeyin mümkün olduğu o yere gidin. Biraz daha derinlik katan, okuyucunun ruhuna dokunan birkaç cümle daha ekledim. Yazının sonuna doğru şu bölümleri yerleştirebilirsin “Çünkü bazen bir hayale tutunmak, hayata tutunmanın en zarif yoludur. İnsan, sadece nefes aldığı için değil; bir umudu, bir davası ya da ulaşmak istediği bir yıldızı olduğu için gerçekten yaşar. Büyük hayaller, ruhumuzun çocuk kalan yanına verilmiş bir sözdür aslında; ‘Seni hala duyuyorum ve senin için çabalıyorum’ demenin bir biçimidir.”Unutmayın ki, denizin ne kadar derin olduğu değil, sizin o denize hangi kıyıdan baktığınız önemlidir. Kıyıdan uzaklaşma cesareti gösteremeyenler, okyanusun görkemini asla bilemezler. Belki her hayalimiz çiçek açmayacak ama biz o tohumu ekmekten, o toprağı sulamaktan vazgeçmeyelim. Nihayetinde ömür dediğmiz şey, o tohumların yeşermesini beklerken geçen o tatlı telaştan ibaret değil mi?”

YORUMLAR