Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Feza Tuba HATEM
Feza Tuba HATEM

Cinsel Birlikteliğe Hayır Demek Ceza İndirim Sebebi Olamaz

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda en tartışmalı konulardan biri, bazı davalarda gündeme gelen haksız tahrik indirimidir. Özellikle gerekçelerde yer alan “mağdurun sanığın cinsel birliktelik talebini reddetmesi nedeniyle sanığın tahrik altında kaldığı” yönündeki değerlendirmeler, hukuk devleti açısından ciddi bir tartışma yaratmaktadır.

Öncelikle çok açık bir gerçeği hatırlatmak gerekir:

Bir kadının, bir çocuğun ya da herhangi bir bireyin cinsel birlikteliği reddetmesi en temel insan hakkıdır. Bu hak, kişinin beden dokunulmazlığının ve irade özgürlüğünün doğal sonucudur.

Dolayısıyla bir insanın “hayır” demesi, hukuken hiçbir şekilde saldırıyı hafifleten, failin öfkesini anlaşılır kılan ya da ceza indirimi doğuran bir davranış olarak kabul edilemez.

Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen haksız tahrik indirimi, failin haksız bir fiilin yarattığı ağır öfke veya elem etkisi altında suç işlemesi halinde uygulanabilen istisnai bir düzenlemedir. Ancak burada kritik olan nokta şudur:

Ortada gerçekten haksız bir fiil bulunmalıdır.

Bir kadının cinsel ilişkiyi reddetmesi ise haksız fiil değildir.

Aksine, bu en doğal ve en meşru haklardan biridir.

Bir insanın kendi bedeni üzerinde söz söylemesi, sınır koyması ve istemediği bir davranışı reddetmesi; kimse için tahrik nedeni olarak yorumlanamaz. Eğer böyle bir yorum kabul edilirse, bu durum son derece tehlikeli bir kapı aralar.

Çünkü o zaman şu mesaj verilmiş olur:

Bir kadın “hayır” dediğinde, karşı tarafın öfkesi anlaşılabilir ve hatta cezası indirilebilir.

Bu yaklaşım sadece hukuken sorunlu değildir; aynı zamanda toplumsal açıdan da son derece sakıncalıdır. Cinsel suçlarda mağdurun iradesini zayıflatan, failin davranışını dolaylı biçimde meşrulaştıran her yorum, adalet duygusunu zedeler.

Cinsel suçlarda tartışılması gereken tek şey vardır: rıza.

Rıza varsa suç yoktur.

Rıza yoksa suç vardır.

Bu kadar açık bir meselede, mağdurun iradesini kullanmasını “tahrik” olarak yorumlamak, hukukun mağduru koruma amacına aykırı düşer.

Bir kadının “hayır” demesi; hakaret değildir, saldırı değildir, provokasyon değildir.

Bu yalnızca bir sınır koymadır.

Ve hukuk, sınır koyanı değil; o sınırı ihlal edeni sorgulamak zorundadır.

Unutulmamalıdır ki:

“Hayır” tahrik değildir.

“Hayır” bir haktır.

Ve hiçbir hak, suç işleyen için ceza indirimi sebebi olamaz.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER