Boşanmak bir suc değil, bir haktir.
Boşanma davaları adliyelerde “dosya” olarak görülür. Oysa o dosyaların içinde bir kadının hayatı, korkuları, çocukları ve çoğu zaman sessizce taşıdığı yıllar vardır.
Boşanma kararı, kadınlar için çoğu zaman ani bir öfkenin değil; uzun süren bir tahammülün, yıpranmışlığın ve tükenmişliğin sonucudur. Ancak dava açıldığı anda başlayan süreç, çoğu kadını ikinci bir mücadeleye zorlar: Bu kez eşe karşı değil, sistemin zorluklarına karşı.
Ekonomik bağımlılık en büyük sorunlardan biridir. Evlilik boyunca çalışmamış ya da gelirini aile için feda etmiş kadın, boşanma aşamasında hayatını nasıl sürdüreceğini düşünmek zorunda kalır. Nafaka tartışmaları çoğu zaman kadının temel yaşam hakkı üzerinden yürütülür. Oysa mesele “fazlalık” değil, yaşamın devamıdır.
Velayet davaları ayrı bir hassasiyettir. Çocuk üzerinden kurulan baskı, kadını duygusal olarak en zayıf yerinden yakalar. Annelik sorgulanır, yaşam tarzı didik didik edilir, sosyal çevresi mercek altına alınır. Kadın çoğu zaman kendini mahkemede değil, bir jüri önünde savunuyormuş gibi hisseder.
Şiddet iddialarında ise başka bir gerçek vardır: Şiddet her zaman morluk bırakmaz. Psikolojik baskı, ekonomik kısıtlama, sosyal izolasyon çoğu zaman görünmezdir. Görünmeyeni anlatmak, ispatlamak ve inandırmak kolay değildir.
Yargılama sürelerinin uzunluğu ise ayrı bir yorgunluktur. Kadın, hukuken evli kalmaya devam ettiği yıllar boyunca yeni bir hayat kurmakta zorlanır. Mal paylaşımı davaları, ziynet alacakları, katkı payı hesaplamaları derken süreç teknikleşir; ama yaşananlar insanidir.
Toplumsal bakış da cabasıdır. “Yuvayı dağıtan kadın” söylemi hâlâ dolaşımdadır. Oysa kimse bir sabah uyanıp hayatını parçalamaya karar vermez.
Boşanmak bir başarısızlık değildir. Bir hakkın kullanılmasıdır. Hukukun görevi, bu süreci taraflardan birini cezalandırma alanına dönüştürmek değil; adil, makul sürede ve insan onurunu koruyarak sonuçlandırmaktır.
Çünkü boşanma davası sadece iki kişinin ayrılığı değildir. Bazen bir kadının yeniden nefes alabilmesidir.

YORUMLAR