Çocuk Cinayetlerine Karşı Susmanın Suç Olduğu Yerdeyiz
Atlas ve Ahmet…
İki farklı çocuk, iki farklı tarih; ama aynı ülke, aynı ihmaller zinciri, aynı sonuç: ölüm.
Atlas, bir anlık öfkenin, kontrolsüz şiddetin ve “nasıl olsa çocuk” denilerek hafife alınan bir sistemin kurbanı oldu.
Ahmet, korunması gerekirken sokakta yalnız bırakılan, şiddetin olağanlaştığı bir dünyada yaşamını kaybetti.
Bu iki cinayet bize artık şunu açıkça söylüyor:
Türkiye’de çocuklar sadece mağdur değil; sistemsel bir başarısızlığın ortasında, savunmasız.
Sorun Nerede?
Çocuk cinayetleri münferit değildir.
Her “istisna” denilen olay, aslında görmezden gelinen bir bütünün parçasıdır.
Şiddet uygulayan çocuklar zamanında tespit edilmiyor
Risk altındaki çocuklar koruyucu mekanizmalara erişemiyor
Okul, aile, sosyal hizmetler ve adalet sistemi birbirinden kopuk çalışıyor
Ceza hukuku, önleyici değil; geç kalan bir refleksle devreye giriyor
Sonuçta hem öldürülen çocuklar var, hem de suça sürüklenmiş çocuklar.
Yani kaybeden hep çocuklar.
“Çocuk” Demek Yetmiyor
Fail çocuksa ceza indirimi,
mağdur çocuksa birkaç manşet…
Bu yaklaşım hem hukuken hem vicdanen eksik.
Çocuk olmak;
Şiddetin mazur görülmesi değildir
Ölümün sıradanlaştırılması değildir
Devletin sorumluluğunun azalması hiç değildir
Tam tersine, çocuk demek daha güçlü koruma demektir.
Çözüm Nerede? (Soyut Değil, Somut)
Bu noktada artık temenniler değil, net çözümler konuşulmalıdır:
Erken Risk Tespiti Zorunlu Olmalı
Okullarda, rehberlik servisleri ve sosyal hizmetler aracılığıyla şiddet eğilimi ve mağduriyet riski taşıyan çocuklar erken aşamada belirlenmeli.
Sosyal Hizmet–Adalet Entegrasyonu
Çocuklarla ilgili her adli süreç, sosyal hizmet raporlarıyla birlikte yürütülmeli. Dosyalar sadece suç değil, çocuğun hayatını anlatmalı.
Koruyucu–Önleyici Tedbirler Kâğıt Üzerinde Kalmamalı
6284 ve Çocuk Koruma Kanunu kapsamındaki tedbirler hızla ve etkin uygulanmalı; denetlenmeli.
Fail Çocuklar İçin Gerçek Rehabilitasyon
Ceza indirimi tek başına çözüm değildir. Psikolojik destek, eğitim ve takip zorunlu olmalıdır.
Toplumsal Duyarlılık: Sessizlik Suçtur
“Aile meselesi”, “çocuk kavgası”, “ergenlik hali” diyerek susulan her olay, bir sonraki Atlas’a, bir sonraki Ahmet’e zemin hazırlar.
Son Söz
Atlas ve Ahmet artık yok.
Ama onların adı, bu ülkede çocukların yaşama hakkı için bir dönüm noktası olabilir.
Eğer bu cinayetleri sadece üzülerek anarsak,
bir sonraki dosyada başka bir çocuğun adını yazarız.
Çocukları koruyamayan bir sistem, adalet üretemez.
Ve çocukların öldüğü yerde, kimse gerçekten güvende değildir.

YORUMLAR