Bugünün neden Dünya Kadınlar Günü olduğunu herkes bilir herhalde. Çok acıklı bir hikâyesi vardır. Amerikalı bir fabrikada çalışan kadın işçilerin kendi haklarını savunmak için açlık grevine girmeleri ve fabrikada yangın çıkması, kapıların kilitli olması nedeniyle 8 kadın işçinin yanarak can vermesi sonucu ortaya çıkmıştır. Biz de dünya milleti olarak bu acı dolu hikâyeyi bir gün kutluyoruz, sanki bayram varmış gibi. Oysa bugün kutlanacak değil, dünyaca yas tutulacak bir gün.
Biraz da biz Türklerin geçmişte kadınlara bakış açılarından bahsedeyim. Tomris Hatun’u herhalde hemen hemen herkes bilir. Dünyanın ilk kadın hükümdarlarından biri ve aynı zamanda bir komutandır. Pers imparatorunun kafasını kesip kan dolu fıçıya attığı söylenir. Bir Türk kızı… Kimse ona “Sen kadınsın, elinin hamuruyla erkek işine karışma.” dememiştir. Persleri yenip ülkesini Pers tehdidinden kurtarmış bir kadındır. Benim de idol olarak örnek aldığım bir kadındır.
Tomris Hatun dışında da kadınlarımız her zaman savaşta yerini almıştır. Hatta devlet işlerinde kadından akıl alınır ve uygulanırdı. Kadınlar elçileri karşılar, kurultayda oy kullanırdı. Kadının aklına yatmayan hiçbir kural kabul edilmezdi. Eğer bir karar kabul edildiyse “Hatun ve Hakan’ın verdiği karara göre” denilerek açıklanırdı.
Türklerde kadına miras hakkı her zaman tanınmıştır. Cengiz Han, halkı karşısında “Ben sizin hanınızım, o da benim hanım.” diyerek eşini göstermiştir. Hatta bazı Türk topluluklarında erkekler değil, kadınlar kendilerine eş seçerdi. Kıza daha hızlı koşan bir at verilir, önden koşması sağlanırdı. Kızın gönlü varsa atını yavaşlatır ve erkeğin yaklaşmasına izin verirdi. Ancak atını geri çevirirse kızın gönlü yok demektir ve yol bitene kadar erkeği kırbaçlardı. Bugün bu durum Kazakistan’da hâlâ geleneksel bir oyun olarak sürdürülmektedir.
Hepimizin kendine sorması gerekir: Biz böyle güzel atalardan nasıl oldu da kadınları döven, öldüren, taciz eden bir toplum hâline dönüştük? Herkes kendine çeki düzen vermelidir.
Hele İslamiyet’in kadına verdiği önem tartışılmaz. Koskoca Peygamber, ileride kadın olacak bir kız çocuğunu sırtında taşımış olmasına rağmen hâlâ İslamiyet’te erkek kadından üstündür diye zırvalayan zır cahiller var. Acaba Allah kadının değerini daha nasıl anlatsın? Kadını erkekten değerli kıldığında artık açık açık ayet mi göndersin?
Kadın ne zaman ayaklar altına alınıp paspas edildi, o zaman buna karşı çıktı ve suçlandı. İşin özeti budur.

YORUMLAR