ZAMAN ASLINDA AKMIYOR MU? TÜM ANILARIMIZ ŞU AN BURADA OLABİLİR Mİ?
Günlük hayatın koşuşturmasında hep bir yerlere yetişmeye çalışıyoruz. “Zaman su gibi akıp gidiyor” diyoruz, geçmişin uzaklaştığını, geleceğin ise belirsiz olduğunu düşünüyoruz. Peki ya aslında hiçbir anımız kaybolmuyorsa? Ya zaman, her saniyesiyle devasa bir fotoğraf albümü gibi hep orada duruyorsa?
Hayatımız Dev Bir Tablo Gibi
Zamanı bir yol gibi düşünün. Siz o yolda yürürken arkanızda kalan manzara yok olmuyor, sadece siz ilerlediğiniz için onu artık görmüyorsunuz. Önünüzdeki virajın ardındaki manzara da henüz karşınıza çıkmadı ama o da orada bir yerde sizi bekliyor.Yani aslında çocukluğunuzun o en mutlu günü, ilk bayram heyecanınız veya en sevdiğinizle içtiğiniz o ilk kahve… Bunların hiçbiri “bitip gitmedi”. Hepsi evrenin bir köşesinde, o günkü tazeliğiyle duruyor.
Kaybettiklerimiz Aslında Hiç Gitmedi
Bu bakış açısı, belki de en çok kalbimize dokunuyor. Eğer her şey aynı anda var oluyorsa, kaybettiğimiz sevdiklerimiz de bir yere gitmiş sayılmaz. Onlar zamanın o güzel karelerinde, en güleç halleriyle yaşamaya devam ediyorlar. Sadece bizim “şimdi” dediğimiz pencere, o anların biraz ilerisine kaydı.
Anın Tadını Çıkarmak İçin Yeni Bir Sebep
Eğer her şey zaten bir bütünse ve biz bu muazzam tablonun içinden geçiyorsan, belki de acele etmemize hiç gerek yok. Gelecek için endişelenmek ya da geçmiş için üzülmek yerine, içinde bulunduğumuz “kareyi” en güzel şekilde renklendirmeye odaklanabiliriz. Çünkü bu filmde her sahne, sonsuza kadar evrenin bir parçası olarak kalacak.

YORUMLAR