Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Özlem Baysal
Özlem Baysal

Zamanın Hız Ayarı Bozuldu: Çocukken Günler Neden Daha Uzundu?

Zamanın Hız Ayarı: Çocukken Günler Neden Daha Uzundu?

Hatırlıyor musunuz? Bir yaz tatili sanki bir ömür sürerdi. Okulun açılmasına daha “asırlar” varmış gibi gelir, o bitmek bilmeyen öğleden sonralarında canımız sıkılmaktan yorulurduk. Şimdi ise pazartesi ile cuma arasındaki mesafe, sanki bir göz kırpma süresine indi. Takvim yaprakları artık çevrilmiyor, adeta üzerimize devriliyor. Peki, saat aynı saatse, zaman neden yaşlandıkça vites büyütüyor?

İlklerin Büyüsü ve Zihinsel Kayıt

Bilim buna “Gözlem Oranı Hipotezi diyor; ama ben ona “ilklerin büyüsü” demeyi tercih ediyorum. Çocukken dünya keşfedilmeyi bekleyen devasa bir oyun alanıydı. İlk kez denize girmek, ilk kez bir karıncanın yolunu izlemek, ilk kez aşık olmak… Beynimiz, bu yeni ve sarsıcı bilgileri işlemek için o kadar çok enerji harcar ki, her saniyeyi en ince ayrıntısına kadar kaydeder. Bir günün içine sığan “yeni bilgi” miktarı arttıkça, zihnimiz o günü genişletir, uzatır.Yetişkinlikte ise hayat bir otomatik pilot seansına dönüşür. İş yolu, akşam yemeği, benzer diyaloglar… Beyin artık “nasıl olsa biliyorum” diyerek kayıt tuşuna basmayı bırakır. Tanıdık her an, zihnimizdeki zaman bandında yer kaplamaz. Kayıt edilmeyen anlar birleşince de, koca bir yıl sanki birkaç haftaymış gibi buharlaşıp gider.

Rutin: Zamanın Sessiz Hırsızı

Zamanı hızlandıran şey yaşımız değil, aslında hayatımıza çöken o gri rutindir. Çocukken zamanın yavaş akmasının sebebi, her köşenin arkasında bir sürpriz olmasıydı. Şimdi ise yarın ne yapacağımızı, hatta beş yıl sonra nerede olacağımızı biliyoruz. Beklenmedik olanın bittiği yerde, zaman hızlanmaya başlar. Eğer hayatınızın son on yılı birbirinin kopyasıysa, beyniniz bu on yılı tek bir gün gibi hatırlar.

Zamanı Yeniden Yavaşlatmak Mümkün mü?

Eğer günlerin elinizden kayıp gitmesini istemiyorsanız, saatin piliyle değil, zihninizin “kayıt” ayarlarıyla oynamanız gerekir. Çözüm basit ama uygulaması cesaret ister: Rutini kırmak. Bilmediğiniz bir sokaktan yürümek, yeni bir dil öğrenmek, hiç tarzınız olmayan bir müziği dinlemek veya sadece gökyüzündeki o bulutun şekline beş dakika boyunca bakmak… Hayata “çocuksu bir hayret” ile tekrar baktığımızda, beyin yeniden o yoğun kayıt moduna geçer.Zaman, biz yaşlandığımız için hızlanmıyor; biz dünyayı merak etmeyi bıraktığımız için bizi terk ediyor. Belki de saati yavaşlatmanın tek yolu, yeniden “şaşırmayı” öğrenmektir.

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER