Eksik Kalmanın Özgürlüğü
JOMO, aslında bir “hayır diyebilme” sanatıdır. Cumartesi gecesi herkes dışarıdayken evde pijama ve kitabınla kurduğun krallıktır. Gündemi sarsan ama ruhuna hiçbir şey katmayan o tartışma başlığına tıklamamaktır. Bildirim seslerini kapatıp, sadece kendi iç sesini duymaya cesaret etmektir.
Her Yerde Olmak, Hiçbir Yerde Olmaktır
Gerçek şu ki; aynı anda her yerde olmaya çalışırken, aslında hiçbir yerde tam olarak bulunamıyoruz. Bir konseri telefon ekranından kaydederken notaları kaçırıyor, bir sofrayı fotoğraflarken sohbetin tadını unutuyoruz. JOMO bize şunu hatırlatıyor: Hayat, başkalarına kanıtladığımız anlarda değil, sadece kendimiz için yaşadığımız o “sessiz” anlarda gizlidir.
Nereden Başlamalı?
JOMO bir inziva değil, bir seçimdir. Telefonu diğer odada bırakıp sadece gökyüzüne bakmakla başlar. “Ben bunu neden yapıyorum?” sorusunu sormakla devam eder. Eğer cevabınız “başkaları gördüğü için” ise, o anı kasten kaçırın. Göreceksiniz ki dünya batmayacak; aksine, omuzlarınızdaki o devasa yük yerini hafif bir esintiye bırakacak.Unutmayın; en büyük lüks, her şeyi bilmek değil, bazı şeyleri bilmemeyi seçebilmektir.

YORUMLAR