Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Özlem Baysal
Özlem Baysal

Hayatın “Bekleme Odası”ndan Ne Zaman Çıkacağız?

Hayatın Bekleme Odasından Ne Zaman Çıkacağız?

Hepimiz görünmez bir bekleme odasında oturuyoruz. Ellerimizde birer sıra numarası, gözümüz ekrandaki tabelada; o sihirli anın gelmesini bekliyoruz. Hani şu her şeyin “tamam” olacağı, tüm taşların yerine oturacağı o gizemli günü…

Tanıdık geliyor mu o cümleler?

“Hele şu okul bir bitsin, asıl hayat o zaman başlayacak.”

“Şu borçlar bir kapansın, derin bir nefes alacağım.”

“Çocuklar bir büyüsün, kendime vakit ayıracağım.”

“Hele bir hafta sonu gelsin…”

Peki, fark ettiniz mi? O beklediğimiz “an” geldiğinde, yerine hemen bir yenisini koyuyoruz. Bekleme odasının kapısı bir türlü açılmıyor çünkü biz kapıyı içeriden kilitliyoruz.

Modern insanın en büyük yanılgısı, mutluluğu hep bir “koşula” bağlamasıdır. Biz aslında yaşamıyoruz; sürekli yaşamaya hazırlanıyoruz. Hayatı, varılması gereken bir varış noktası sanıyoruz. Oysa hayat, biz o yolu yürürken ayakkabımıza kaçan kum tanesi, yol kenarında açan papatya ve tam o anda içtiğimiz bir yudum suyun serinliğidir.

Biz “borç bitsin” diye beklerken, ömür takviminden yapraklar eksiliyor. Biz “yaz gelsin” diye beklerken, kışın o insanın içini ısıtan sessizliğini ve yağmurun kendine has kokusunu ıskalıyoruz. En acısı da şu: Beklediğimiz o “mükemmel gün” geldiğinde, biz o günü kutlayacak hevesi yolda çoktan düşürmüş oluyoruz.

Ertelediğimiz Şey Hayat Değil, Kendimiziz

Aslında ertelediğimiz şey tatiller, işler ya da başarılar değil; bizzat kendimiziz. Kendimize gülmeyi, sadece “olduğumuz gibi” durmanın huzurunu hep bir sonraki istasyona devrediyoruz. Ama fark etmiyoruz ki; hayat bir bekleme salonu değil, bir akış. Ve biz o akışa dahil olmak yerine, kenarda oturup nehrin daha güzel akmasını bekliyoruz.

Kapı Hiç Kilitli Değildi

Bugün, şu an; elindeki o yarım kalmış kahveyle, ödenmemiş faturayla ve bitmemiş işlerinle aslında tam da hayatın merkezindesin. Başka bir hayat yok, yedek bir ömür de verilmeyecek. Bekleme odasından çıkmak için kimsenin senin numaranı okumasına gerek yok. Ayağa kalk ve kapıyı it; göreceksin ki kapı zaten hiç kilitli değildi.

Unutma; dünya senin planlarını tamamlamanı, eksiklerini gidermeni ya da mükemmel olmanı beklemez.

Hayat, sen planlarını tamamlamanı beklemez; o sadece akar.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER