Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Özlem Baysal
Özlem Baysal

Tozlu Sokakların Mutlu Çocukları: Bizim Zamanımızda Dünya Daha Büyüktü

Dizleri Yaralı Ama Mutlu Çocukların Zamanı

Şimdilerde sokaklar sessiz. Sadece arabaların motor sesleri ve uzaktan gelen korna yankıları var. Oysa çok değil, bir yirmi-otuz yıl önce sokaklar dünyanın en büyük oyun alanıydı. Bizler, akşam ezanıyla eve girme kuralıyla büyüyen, özgürlüğü bir topun peşinde koşmakta bulan o son şanslı nesildik.

Salçalı Ekmek ve Bir Bardak Su

O zamanlar oyun bölünmesin diye eve girmek en büyük günahtı. Acıkınca annemizin elinden aldığımız bir dilim salçalı ekmek ya da üzerine şeker serpilmiş yağlı ekmek, dünyanın en lüks restoranındaki yemekten daha lezzetli gelirdi. Susadığımızda mahallenin teyzesinden istediğimiz o bir bardak su, kana kana içilirken kurulan dostlukların harcı olurdu.

Çizgili Yollar, Saklı Köşeler

Yollar sadece geçmek için değil, üzerine seksek çizmek içindi. Bir tebeşir parçasıyla kurardık dünyamızı. Saklambaç oynarken kalbimizin güm güm atışını, ebenin arkasından sızıp “sobe” diye bağırdığımız o zafer anını hangi bilgisayar oyunu verebilir? Dizlerimizde kabuk bağlamış yaralar, bizim çocukluk madalyalarımızdı. Düşerdik, canımız yanardı ama bir “püf” diyerek tozunu silker, oyuna geri dönerdik.

Akşam Ezanı: Oyunun Bitiş Düdüğü

Güneş yavaş yavaş binaların arkasına saklanırken, pencerelerden o meşhur sesler yükselmeye başlardı: “Oğlum/Kızım, hadi artık eve!” İşte o an, günün en hüzünlü ama en huzurlu anıydı. Ter içinde, toz toprak içinde ama içi içine sığmayan bir mutlulukla eve dağılırdık. Yarın yine aynı yerde, aynı saatte buluşacağımızı bilmenin verdiği o eşsiz güvenle uyurduk.Bugün belki sokaklar daha temiz, oyuncaklar daha pahalı ve teknoloji daha gelişmiş. Ama hiçbir tablet ekranı, bir arkadaşın elini tutup “ebelemece” oynamanın sıcaklığını veremiyor. Bizler sokakta sadece oyun oynamadık; paylaşmayı, kavga edip barışmayı, hayal kurmayı ve en önemlisi “gerçekten” orada olmayı öğrendik.

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER