Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Özlem Baysal
Özlem Baysal

Hür İradenin Sonu mu? Bugün Ne Yiyeceğinize Siz mi Karar Verdiniz?

Hür İradenin Sonu: Algoritmalar Bizi Bizden Daha İyi mi Tanıyor?

Sabah uyandığınızda elinize aldığınız telefonda karşınıza çıkan ilk haber, öğlen sipariş verdiğiniz o “tam ağzınıza layık” burger, akşam yorgunluk atmak için açtığınız platformun “sizin için seçtikleri” listesindeki o dizi…Peki, dürüst olalım: Bunları gerçekten siz mi seçtiniz, yoksa size “seçtirildi” mi?Modern dünyanın yeni efendileriyle tanışın: Algoritmalar. Eskiden kaderimizi yıldızlarda arardık, şimdi ise veri havuzlarında. Biz daha ne istediğimizi mırıldanmadan, cebimizdeki cihazlar çoktan kararını vermiş oluyor. Özgür irade dediğimiz o kutsal kavram, satır aralarında, kod bloklarının arasında yavaş yavaş eriyor.

“Seni Sen Yapan Şey, Verilerin mi?”

Bir düşünün; Instagram’da karşınıza çıkan o restoran reklamı bir tesadüf mü? Spotify’ın “Haftalık Keşif” listesinde tam da o anki ruh halinizi yansıtan şarkıyı bulması sihir mi? Hayır. Bu, sizin dijital ayak izlerinizin devasa bir matkapla işlenmesi.Tıkladığınız her fotoğraf, izlediğiniz her saniye, duraksadığınız her reklam birer yapı taşı. Algoritmalar sizi annenizden, babanızdan, hatta belki kendinizden bile daha iyi tanıyor. Çünkü onlar sizin söylediklerinize değil, gerçekte ne yaptığınıza bakıyor. Siz “sağlıklı beslenmeliyim” diye düşünürken, algoritma gece yarısı tıkladığınız o pizza görselini unutmuyor.

Konfor Alanı mı, Dijital Hapishane mi?

Bu durum ilk bakışta müthiş bir konfor gibi görünüyor. “Sonsuz seçenek arasında kaybolmuyorum, algoritma bana en uygun olanı getiriyor” diyebilirsiniz. Ancak bu konforun ağır bir bedeli var: Yalnızca bildiğimizi, sevdiğimizi sandığımız şeylerin içine hapsoluyoruz.

Buna literatürde “Yankı Odası” deniyor. Yeni bir fikirle karşılaşmıyoruz, farklı bir zevk geliştirmiyoruz. Algoritma bize “Sen busun ve bunu seversin” dedikçe, biz o çemberin dışına çıkma yetimizi kaybediyoruz. Ana akım olmayan bir müzik türünü veya hiç denemediğimiz bir yemeği keşfetme şansımız elimizden alınıyor. Çünkü algoritma risk sevmez; o, sadece bildiği yerden oynar.

Karar Kimin?

Bugün ne yiyeceğinize, hangi filmi izleyeceğinize veya hangi ayakkabıyı alacağınıza siz karar verdiğinizi sanırken; aslında binlerce mühendisin yazdığı kodların sizin üzerinizdeki zaferini kutluyorsunuz.Özgür irade, bazen hiç beklemediğiniz bir şeyi yapma cesaretidir. Algoritmanın sizin için çizdiği o pürüzsüz ve konforlu yoldan sapıp, “Bugün de karşıma çıkan şeyi değil, arayıp bulduğum şeyi yapacağım” demektir. Bir dahaki sefere karşınıza o “mükemmel” öneri çıktığında durun ve kendinize sorun:”Bunu gerçekten ben mi istiyorum, yoksa sistem benim buna ihtiyacım olduğuna mı karar verdi?”

Unutmayın; seçmediğiniz her şey, aslında sizi başkalarının seçtiği biri yapar.

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER