Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Özlem Baysal
Özlem Baysal

Modern Köleliğin Yeni Adı: “Çok Yoğunum!”

Modern Köleliğin Yeni Adı: “Çok Yoğunum!”

Birine “Nasılsın?” diye sorduğunuzda aldığınız cevap standartlaştı: “Çok yoğunum, başımı kaşıyacak vaktim yok!” Eskiden boş vakit sahibi olmak, hobilerle uğraşmak bir prestij göstergesiydi. Şimdilerde ise ne kadar yorgunsanız, ne kadar az uyuyorsanız ve ne kadar çok şikayet ediyorsanız o kadar “önemli” biriymişsiniz gibi bir algı yaratıldı. Meşguliyeti bir madalya gibi göğsümüzde taşıyoruz. Ama bu madalyanın arkasında paslanmış bir ruh var.

“Bir Şeyleri Kaçırma” Korkusu (FOMO)

Neden bu kadar yoğun olduğumuzu hiç düşündünüz mü? Gerçekten dünyayı mı kurtarıyoruz, yoksa sadece “bir şeyleri kaçırmama” telaşına mı düştük?

Her maili anında cevaplamalıyız.

Her popüler diziyi izlemeliyiz.

Her gündem maddesi hakkında bir fikrimiz olmalı.

Ve tüm bunları yaparken “mutlu” görünmeliyiz.

Sonuç? Sürekli çalışan bir makine gibi ısınıyoruz ama hiçbir yere varamıyoruz. Hızın olduğu yerde haz yoktur. Bir fincan kahveyi bile bitmeden soğutan o “yetişme telaşı”, aslında yaşamın kendisini ıskalamamıza neden oluyor.

Durmanın Suçluluk Duygusu

Modern dünya bize şunu fısıldıyor: “Eğer şu an bir şey üretmiyorsan, vaktini boşa harcıyorsun.” Bu yüzden koltuğa uzanıp sadece tavanı seyretmek ya da bir ağacın gölgesinde hiçbir şey düşünmeden oturmak artık bir “zaman kaybı” değil, bir “suç” gibi algılanıyor. Oysa insan zihni, en yaratıcı fikirlerini koştururken değil, durduğunda üretir.

Verimli miyiz, Sadece Hareketli mi?

Bir hamster tekerleğinin içindeki fareyi düşünün. Çok hızlı koşuyor, çok terliyor, çok yoruluyor… Ama başladığı yerde. Bizim “çok yoğunum” dediğimiz hayatlarımızın çoğu da bu tekerlekten ibaret. Hareket ediyoruz ama ilerlemiyoruz.Günün sorusu şu olsun: Hayatınızın sonunda “ne kadar çok mail cevapladım” mı demek istersiniz, yoksa “ne kadar çok gün batımı izledim” mi? Meşguliyetiniz sizin değerinizi belirlemez. Sizi siz yapan şey, o meşguliyetin arasında kendinize ayırdığınız o “boş” ama aslında en dolu vakitlerdir.Bugün kendinize bir iyilik yapın: Biraz vakit kaybedin. Göreceksiniz, aslında çok şey kazanacaksınız.

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER