YAŞADIĞIMIZ HAYAT KAYISI AĞACI GİBİ..!
Kayısı ağacı; mevsimlerin kendi iklimsel karakterini yaşadığı, kışları sürekli soğuk, İlkbahar mevsiminin kurak geçtiği, yaz mevsiminin güneşli ve sıcak geçtiği iklim bölgelerinde yetişmektedir.
Gövdesi tırtıllı ve siyah kahverengi arası renk; boyu ne ceviz ağacı gibi haşmetli ne de kiraz ağacı gibi kısadır. İkisinin ortası bir uzunluktadır. Gövdesinin tırtıllı oluşu yaşamın karmaşıklığını ve travmayı anlatıyor.
İlkbaharda çiçek açar, beyaz ve pembe renklidir; Beyaz rengi insan olabilmenin hasletlerinden saflığı, temizliği ve dürüstlüğü simgeliyor; pembe rengi, hayatın anlamını, yaşamın güzelliğini ve hayatta güçlü olmayı simgeliyor.
Yaprakları yemyeşildir; üretkenliği ve yaşam sevinci anlatıyor… Yaprağın içindeki damarları, hayatın bin bir türlü yolları ve seçeneklerinin var olduğunu ifade ediyor.
Meyvesi, yeşil-sarı; değişimi, dönüşümü ve olgunlaşmayı anlatıyor; Olgunlaşan pembemsi meyvesi dalından kopar toprakla buluşur; insanda öyle değil mi? Sonunda toprakla buluşmuyor muyuz?
İçindeki çekirdek; insanın içindeki iç organlarını temsil ediyor. Ana rahmi, kalp, yürek, mide gibi…
Meyve yeşil iken, çağla halindeyken; dalından koparması zordur, tadı acıdır. Aynı çocukluk dönemine benzetiyorum, hayattan kopmamak ve olgunlaşmamış tavırlar ortaya koymak…
Dallarını silkelersin, olgunlar aşağıya düşer. Bu da hayat insanı zorluklarıyla silkeleyince birer yıldız gibi pare pare başka coğrafyalara ekmek, aş arayışında oluruz…
Ağaca çıkarsın, olmuşları toplarsın, bastığın yerlerden olgunlar düşer, yavaş hareket edersin. Hayat, çok fazla sekmeye, hareket etmeye gelmiyor. Hayatı çok örselersen, sahip oldukların elinde gider…
Dalda iken çok ağır hareket edersen, çok imtina edersen kayısılar aşağıya düşmeden toplarsın. Hayat da böyle çevrene nezaketli, zarafetli ve saygılı davranırsan hep kazanırsın, şansın olur, talihin açık kalır… Hayatın güzellikleri sana doğru akıp gelir.
Kayısı ağacını çok sularsan, kavak ağacı gibi boy atar, meyvesi çağla iken olgunlaşır ama tadı olmaz. Hayat da böyle, yeteneğin ve becerin olmadan her işe koyulursan, eline yüzüne bulaştırırsın, yaptığın iş sakat doğar, eksik ve yanlış iş yaparsın.
Kayısıyı yaş iken yersen, meyvedir; kuruttuktan sonra yersen kuru yemiş; kuruttuktan sonra kaynatıp hoşaf yaparsan, yemeğin yanına katık olur; Hayat da böyledir, bir ürünü çok amaçlı ve farklı işlevlerde kullanırsan katma değer yaratırsın.
Atila İNCE
