Top mu? Kale mı? Diyerek başlardık doksanlarda sokaklarda oynamaya, sabah başlayıp bir o tarafa bir bu tarafa koşturur dururduk akşamın oluşuna aldırmadan… Kale aramazdık, ikişer taş dikerdik karşılıklı, öyle saha çizgileri falan hiç aramazdık, beşte devre, onda biterdi. Şimdilerde artık her şey çok farklı, lüks top sahaları, fitnes salonları, bavul dolusu paralar…
Gelelim biraz romantizm den realizme, günümüzün gerçeklerine. Dünya artık çok değişti, futbol artık insanların eğlence çizgisinden endüstri boyutuna geçti. Siz kıymetli okuyucularıma, futbolun artık bizim çocukluğumuzda oynadığımız, izlediğimiz oyun olmadığını, biraz da matematiksel olarak anlatmak istiyorum. İşin biraz da İktisadi tarafına bakalım, Biraz sizleri affınıza sığınarak, rakamlarla sıkacağım ama lütfen kusura bakmayın.
Sizler için 2025-2026 yılı UEFA Organizasyonlarını inceleyerek, futbolun ne kadar çılgın boyutlara ulaştığını göstermek istedim. Şampiyonlar Ligi’nden başlayalım: Lig formatında oynanmaya başlayalı iki sezon oldu, otuz altı takım turnuvaya katılıyor. Bütçeler inanılmaz boyutlara ulaştı. Şampiyonlar Ligi’ ne katılan otuz altı takımın kadro maliyet bütçesi, “On sekiz milyar, altı yüz kırk sekiz milyon, sekiz yüz kırk bin Euro” toplam değere ulaştı. Şampiyonlar Ligi’ nin en değerli takımı “Bir milyar, üç yüz elli milyon Euro” olarak Real Madrid yer alıyor. En düşük bütçeli takımı ise Kazakistan’ın ilk defa Şampiyonlar Ligi’ ne katılan takımı “On dört milyon, dokuz yüz otuz bin Euro” ile Kairat Almaty oldu. Şampiyonlar Ligi’ nin bütçe ortalaması “Beş yüz on sekiz milyon, yirmi üç bin Euro” seviyesinde. Yaklaşık yirmi üç takım bu ortalamanın altında kaldı. Bu ortalamayı yükselten takımlar beş büyük ligin takımları oluyor. Şampiyonlar Ligi’nde mücadele eden temsilcimiz Galatasaray “İki yüz seksen yedi milyon, üç yüz elli bin Euro” kadro değeri ile oynadığı yedi maçta on puan toplayarak, play off’ lara katılmayı yüzde doksan garantiledi sayılır. Bence bu büyük ekonomilere karşı başarılı iş ortaya koyduğunu düşünüyorum. Turnuvaya İngiltere Premier Lig takımları damga vuruyor. Katıldıkları altı takım ile Şampiyonlar Ligi’nde hem en üst sıralarda yer alıyorlar hem de sahip oldukları “Altı milyar üç yüz doksan milyon Euro” gibi korkutucu bir bütçe ile turnuvada başı çekiyorlar. Sürpriz takım komşumuz ve kardeş ülkemiz Azerbaycan’ ın takımı Karabağ Ağdam oldu. “Yirmi sekiz milyon, altı yüz elli bin Euro” market değeri ile bu dev bütçeli takımların arasında on puan toplayarak play off’ lara katılmayı büyük oranda garantiledi. Turnuvanın hayal kırıklığı ise Alman devi Eintracht Frankfurt oldu. “Üç yüz doksan dört milyon Euro” değeri ile birçok takımın gerisinde kalarak ilk yirmi dört’ e girmeyi zora soktu.
UEFA Avrupa Ligi’ne bakacak olursak; en pahalı bütçe “Altı yüz üç milyon, altmış bin Euro” ile Nottingham Forrest. Turnuvanın ortalama bütçesi ise, ” Yüz altmış dört milyon, iki yüz yirmi beş bin Euro” oldu. Turnuva toplam da “Beş milyar, dokuz yüz on iki milyon, yüz bin Euro ” bütçeye sahip. Temsilcimiz Fenerbahçe, “İki yüz yetmiş dokuz milyon, seksen bin Euro” ile bir maçı eksik, on sekizinci sırada yer aldı ve play off’ lara katılmayı büyük oranda garantiledi. Turnuvanın en düşük bütçeli takımı “Yirmi altı milyon, iki yüz elli bin Euro” bütçe ile Norveç temsilcisi Brann oldu. “Bir milyar, yüz yirmi sekiz milyon, yüz bin Euro” ile İngiltere Premier Lig takımları turnuvaya damgasını vuruyor.
Konferans Ligi ise; ” İki milyar, üç yüz seksen altı milyon, on bin Euro” değere sahip. Otuz altı takımın yer aldığı turnuvanın en değerli takımı ise, “Dört yüz yetmiş dört milyon, on bin Euro” ile İngiltere Premier Lig takımı Crystal Palace oldu. Cebelitarık temsilcisi Lincoln Red “İki milyon, yüz doksan bin Euro” ile turnuvanın en düşük bütçeli takımı oldu. Turnuva ortalaması “Altmış altı milyon, iki yüz yetmiş sekiz bin Euro”. Samsunspor, ligi on ikinci sırada tamamladı ve Kuzey Makedonya ekibi Shkendija 79 ile play off maçı oynayacak.
Dünya da merak ile takip edilen bu üç turnuvanın toplam değeri ise; “Yirmi altı milyar, dokuz yüz kırk altı milyon, dokuz yüz elli bin Euro” seviyesinde. Bu üç turnuvada da temsilcilerimizi başarılı buluyorum. Bu korkunç bütçelerin içerisinde Türk temsilcilerinin sahip oldukları bütçe ise, “Altı yüz yirmi dört milyon, sekiz yüz bin Euro” Kısacası deve de kulak misali… Üç takımımızı da başarıları dolayısı ile tebrik etmek, ne kadar korkunç dev bütçeli takımlar ile mücadele ettiklerini hatırlayarak eleştirmek en doğrusu olacaktır.
