17 Ocak Cuma günü okul öncesi eğitim, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde yaklaşık 19 milyon öğrenci ara tatile girdi. Birinci dönemde, akademik ve sosyal alanda ortaya koydukları performanslarını gösteren bir karne aldılar.
Bizim eğitim programımız dünya standartlarına göre daha ağır ve gereksiz bilgiler içermektedir. Daha çok teorik ve soyut bilgiler öğretilmektedir. Bilgiyi öğrenmeye ve ezberlemeye dayalı bir eğitim sistemimiz var. Öğrenme daha çok okul ve sınıf ortamında gerçekleşmekte.
Öğrenme, bireyin kendi yaşantıları yoluyla, kalıcı ve iz bırakan davranış değişikliğidir. Bu nasıl olur? Yaşamsal ve deneyimsel öğretim içerikleri ve materyallerle gerçekleşir. 20. Yüzyılın başlarında ABD’li eğitimci John Dewey’in geliştirdiği yaparak yaşayarak öğrenme modeli, günümüzdeki karşılığı yapılandırmacı/ilerlemeci eğitim anlayışıdır. Öğrenilen bilginin, öğrenen (öğrenci) tarafından yorumlanması, yeniden yapılandırılması, oluşturulması ve yeni bir bilgiye ulaşılması veya yeni bir tasarım ortaya konulmasıdır.
Son yıllarda ezbere dayalı, kuru bilgi öğrenme anlayışı yavaş yavaş terk edilerek yerine, yapılandırmacı/ilerlemeci eğitim anlayışı yerleştirilmeye çalışılmaktadır. Bu konuda yavaş da olsa eğitim sitemimizde gözle görülür çabalar var.
Çocuklara bir dönem boyunca öğrendiklerini yorumlama, anlama, yeni bir bilgi ortaya koymaları için fırsatlar tanıyın. Bu tatilde bol bol dinlensinler. İstedikleri ve yapmaktan hoşlandıkları etkinlikleri yapsınlar. Ders çalışmasınlar. Dinlenmek onların hakkı. İkinci dönem yeni bir bilgi öğrenebilmeleri için ruhsal ve fiziksel anlamda dinlenmiş ve zihni yönden dinginleşmiş bir zihne ihtiyaçları var.
Bu tatilde kitap okusunlar, oyun oynasınlar, aileleriyle birlikte zaman geçirsinler, akranlarıyla birlikte olsunlar. Bu etkinlikleri yaparken de okulda öğrendiklerini uygulama, yorumlama ve yeni tasarımlar ortaya koyma fırsatı yakalayacaklardır.
Çocuklarınıza sürekli talimat, emir, yönerge vermeyin. Onlara kendi isteklerinizi dayatmayın. Kendi doğrularınızı dayatmayın. Anne ve baba olarak öğrenmeleri ve gelişmeleri için fırsatlar sunun. Eksiğini ve yanlışını çok fazla düzeltme yoluna gitmeyin. Her fırsatta otorite olduğunuzu hissettirmeyin. Anne olarak sevgi ve şefkatinizi sunun. Baba olarak güven verin ve geleceği hissettirin.
Her çocuğun gelişim seyri farklılık gösterir. Kendi bedenindeki organları arasında gelişmişlik farkı olabileceği gibi zaman dilimleri arasındaki gelişme ve büyüme farklılıkları olabilir. Çocuklar dalgalı bir gelişim seyrederler. Özellikle ergenlik öncesi ve ergenliğin ortalarına doğru, bir civcivin kabuğunu kırma mücadelesi ve sonrasında sendeleyerek anasının arkasından koşması gibidir bu dönem. Ergenlik dönemi sorunlu geçen çocuktan korkmayın. Bu çocuk, bu dönemin krizini yaşayarak, deneyimleyerek ve öğrenerek ilerlemektedir.
Çocuklarınızla birlikte olun ve zaman ayırın. Bu süre içinde öğretmen gibi, bir filozof gibi, bir güvenlik görevlisi gibi davranmayın. Her daim anne rolünüzü unutmayın. Çocuklarınızı parka götürün, kıyafetinin kirlenmesine laf söylemeyin, düşünce hemen koşmayın, önce kendisi kalkması için fırsat tanıyın. Oyunun kurallarını siz hatırlatmayın.
Doğal ve kendi hızında büyüyen çocuklar daha sağlıklı gelişir. Çocuğun doğallığının dışına çıkmayın. Çocuklara her fırsatta bir şeyler öğretmek yerine onları dinleyin ve anlamaya çalışın.
Çocuklara güzel bir tatil, yetişkinlere çocuklarıyla sağlıklı bir birliktelik diliyorum.
