Eyüpspor beraberliği öncesi ve sonrası, Beşiktaş’ a yapılan eleştirilerde haklılık payı var mı? Yükselen homurtular ne kadar haklı veya gelinen son durumda gerekli mi? Camia sakin mi kalmalı? Yoksa acil bir değerlendirme yapıp, yaşanılan istikrarsızlığı kat kat büyütmeli mi?
Bunlar sportif eleştiri boyutunda olursa, biraz hak verilebilir fakat eleştiriler, karalama veya bel altı boyutlara ulaşınca, acımasızlık hatta saygısızlık oluyor. Elbette bu düşüşün sebepleri vardır ve araştırılacaktır. Bu saha içi organizasyonu ile yapılan transferler ve sportif süreçler çerçevesinde olmalı.
Beşiktaş son yıllarda yaptığı transferlerden yaklaşık otuz beş oyuncuyu panik ruh hali içerisinde durmadan gönderdi. Son derece istikrararsız bir takım görüyoruz. Futbol da başarının ana temeli önce istikrardan geçiyor. Örnek olarak Atletico Madrid’ in son on beş yılına bakalım. Diego Simeone mesela, yaklaşık on beş on altı yıldır Atletico Madrid’in teknik direktörü. Ligde kaç kere şampiyon olduğuna bakarsak, iki kere şampiyon oldu, 2013-2014 ve 2020-2021 sezonlarında. Bunun dışında Şampiyonlar Ligi’nde iki sefer final oynayıp Real Madrid’ e kaybetti. Bir Avrupa ligi şampiyonluğu ve iki UEFA Süper kupa şampiyonluğu yaşadı. Beşiktaş’ dan tek farkı UEFA Organizasyonları’ndaki başarısı fakat onlarda olan sabır bizde yok. Bizim Türk taraftarlarımızın en büyük imtihanı hep sabır ile olacak.
Simeone Atletico Madrid’ i, gösterilen sabır sayesinde UEFA Avrupa Ligi takımı olmaktan, Şampiyonlar Ligi takımı haline dönüştürdü. Bizde buna gösterilecek müsamaha malesef kalmadı. Türk futbol kulüplerinin hepsi için söylediğim geçerlidir. Şuan Beşiktaş, yarın Galatasaray, Fenerbahçe ya da X bir takım farketmez, çünkü Türkiye futbolda çok sabırsız ve tam bir CADI KAZANI…
