BAK POSTACI GELİYOR
Eskiden ilkokullarda “Bak Postacı Geliyor” çocuk şarkıları öğretilirdi. Hep birlikte, el çırparak, hafif vücut hareketleriyle dans ritminde tempo tutulurdu. Postacı sevgisi çocuklara aşılanırdı.
Üstüne titrerdik mahallemizin postacısına… Onu ailemizden biri sayardık, gri elbisesiyle, yuvarlak şapkasıyla, kahverengi deri çantasıyla, elinden hiç eksik etmediği bir tomar zarflarıyla sokakları dolaşırdı. Uzaktan görünce, bize yaklaşana kadar beklerdik, yaklaşırken elindeki tomarı kurcalardı, bilirdik ki bize bir mektup verecek… Bir hareket yoksa biraz boynu bükük ayrılırdık olduğumuz yerden.
Bazen de sorardık, soyadımızla (….)’ye mektup var mı? diye. Kimi postacılarımız da yaklaşırken seslenirdi soyadımızla… Evde kim varsa bir hışımla sokağa fırlardı…
Uzaklarda yakınları olanlar hasret giderirlerdi, beyaz zarfı açınca içindeki yazılardan. Hemen ilk işimiz sağ üst köşesindeki tarihe bakmak olurdu. Acaba mektubu hangi tarihte yazmış. O tarihte biz ne yapıyorduk, hangi duygular içindeydik. Mektuplar bir haftada, hatta çoğu zamanda 4-5 günde gelirdi.
Şimdi mektuplar gelmez oldu. Postacının çantasında kredi kartı ekstresi, telefon faturası, çeşitli kurum ve kuruluşlardan bildirim yazısı, borç bildirimleri var… Eskiden gönüllerden umut, sevgi, selam getirilerdi… Şimdi ödeme bildirimleri getirir oldular. Postacı ile eskiden sessiz dostluklar oluşurdu, şimdi husumete ramak kalmış ilişkiler oluşuyor.
Dostlarımızdan eskiden olduğu gibi haber bekliyoruz. Teknoloji icat oldu, işlerimiz kolaylaştı, hizmet kalitesi arttı derken, gönüllerden süzülüp gelen mektuplar gelmez oldu.
“Bak Postacı Geliyor” şarkısını yeniden söylemek istiyorum, onların gönüllerini yad etmek istiyorum.
BAK POSTACI GELİYOR
Bak postacı geliyor selam veriyor
Her kes ona bakıyor merak ediyor
Çok teşekkür ederim postacı sana
Pek sevinçli haberler getirdin bana
Bugün benden bu kadar darılmayınız
Yarın yine gelirim hoşça kalınız
Haydi git güle güle uğurlar olsun
Ellerin dert görmesin neşeyle dolsun
“Bak Postacı Geliyor” şarkısını söylemediğimiz için mi mektuplar gelmez oldu? İnsan sıcaklığının, dostluğunun kağıtlara dökülemediği zamanlardayız. Ailemizin üyesi ve yakınlarımız kadar hayatımızın içinde olan postacılar ve posta teşkilatı çalışanları sizleri çok seviyoruz, umutlarımızı, gönülden kopan sevgimizi, gözlerimizle yollarda beklediğimiz sırtı çantalı halinizi bize tez ulaştırın.
Hayat değişiyor, postacının çantasındaki mektuplarda değişti.
Atila İNCE
