Şampiyonlar Ligi’nde yarı finaller belli oldu.
Devler Ligi’nde Salı günü oynanan iki maçta, Atletico Madrid Barcelona’ ya 2-1 yenildi fakat ilk maçın avantajı ile turu geçen taraf oldu.
PSG Liverpool’ u iki maçta da 2-0′ lık skorlarla geçerek yarı finalist oldu ve Çarşamba günü Real Madrid’ i 4-3 geçen Bayern Münih ile eşleşti. Atletico Madrid’in rakibi ise yarı finalde Premier Lig devi Arsenal oldu.
Şampiyonlar Ligi’nde yarı finale kadar gelen takımlara baktığımızda güçlü oyuna sahip olan, istikrarlı ve son derece turnuvaya motive olan takımların başarılı olduğunu görüyoruz. Baktığımız zaman Psg, Bayern, Arsenal ve Atletico Madrid uzun yıllardır bir sistem kurmuş, bu sistemi devam ettiren ekipler noktasındalar. Çok fazla yıldız isimlere sahip değiller ancak tam bir takım oyununu yansıtabilen yerine göre asker ruhlu oyunculardan kurulu olduklarını görüyoruz.
Diğer taraftan da yıldız oyunculara sahip olan takımların birer birer elenip gittiklerini görüyoruz. Manchester City, Barcelona, Real Madrid, İnter, Liverpool, Juventus,Tottenham gibi Dünya’nın en elit futbolcularına sahip takımları elenip gittiler. Sistemi olanların ilk dörde girdiğini görüyoruz.
Kendi ligimizin takımları da pahalı yıldız futbolculardan ziyade daha sisteme uyan bir takım oluşturmaları gerekiyor. Buna verilebilecek en büyük örnek Bayern Münih. Yıllardır bir sisteme sahipler ve hiç o sistemden ödün vermeyen yapıdalar. Arsenal de aynı şekilde, uzun yılların birikimine sahipler, istikrardan asla ödün vermiyorlar. Bu sebeple hep o arenanın içerisindeler ve hep çeyrek final ve üzerinde yer alıyorlar. Bizim takımlarımızın da bu şekilde sisteme sahip olmaları gerekiyor, doğru transfer sonrasında gelir. Önce sistem oluşturulmalı veya kurulmuş ise devam ettirilmeli. Bizim futbolumuz daki en büyük problem bir mağlubiyet veya beraberlikte, takımın hocasını, yönetimi istifaya davet edip, futbolcuları ıslıklamak gibi kronik bir hastalığımız… Bu kronik vebadan acilen kurtulmalıyız, aşağıya çekmek yerine yukarı doğru, ileriye doğru itmeliyiz…
