Şampiyonluk yarışında kartlar tekrardan karıldı. Gergin geçeceği bir haftadır belli olan, Galatasaray – Kocaelispor maçı 1-1 beraberlikle bitti, az kalsın Kocaelispor 2-1 yenecekti. Bir topu direkten döndü ve çok akıllı bir maç ortaya koydular.
İlk yarı Galatasaray çok üstün, oyun hakimiyeti kendinde olan bir oyun sergiledi fakat çok ağır oynayan bir takım ve hemen hemen çoğu topları ezen bir Leroy Sane vardı yine her maçta olduğu gibi. 30. Dakika da attığı kafa golü dışında başka bir varlık gösteremedi bence. Takımda müthiş bir mental yorgunluk seziyorum üç haftadır. Bu durumu Galatasaray toparlayamazsa eğer şampiyonluğu kaybeder ve bu da çok büyük sonuçlar doğurur. Teknik ekip, yönetim, bazı futbolcular, herşeyi etkileyen bir durum ortaya çıkar.
Herşeye rağmen yine de iki puan önde olan takım Galatasaray. Eğer Fenerbahçe veya Trabzonspor dan biri şampiyon olacak ise şampiyonluğu Galatasaray verirse olurlar çünkü ipler hâlâ Galatasaray’ın elinde. Avantajlar hâlâ Galatasaray da. En büyük rakibini kendi evinde karşılayacak.
Lig bitimine beş maç kaldı. Eğer derbiye kadar Galatasaray veya Fenerbahçe den biri puan kaybı yaşamaz ise derbi son yılların en ateşli maçına sahne olur. Kocaelispor maçını Galatasaray tarafı gereksiz yere gerdi ve puan kaybına sebebiyet verildi. Gerginlik hiçbir zaman geren tarafa yaramamıştır. O sebeple tüm takımlar, maçlara sakin kafa ile ve ortamı germeden, saha içinde kalarak çıkmalılar. Son haftalarda saha dışına çıkan kaybeder. Fenerbahçe bu durumu yıllardır yaşadı ve şuan onları daha sakin görüyoruz. Bu durumda da farkın giderek kapandığını ve psikolojik olarak Fenerbahçe’nin daha iyi duruma geldiğini görüyoruz.
Galatasaray tarafı Fenerbahçe’ nin son yedi senedir yaptığı hatayı yapmaya başladı. Galatasaray’daki bu durum, ilerleyen maçlarda da devam ederse, Fenerbahçe’nin veya Trabzonspor’un şampiyon olmaması için ortada bir neden yok.
Parola sakin kalmak, motive olmak ve saha içinde kalmak…
