Fenerbahçe bir türlü şampiyon olmak istemiyor. Kısır döngünün hazin kurbanı durumunda, sürekli tekerrür eden maçlar, oyunlar, hatalar ve dakikalar…
Ne derseniz deyin, Fenerbahçe yıllardır yönetilemiyor, her yıl yaklaşık 12 yıldır, dağılan bir teknik ekip ve oyuncu kadrosunu izliyoruz. Her yıl devam eden kadro istikarsızlığı, takımın omurgasını bir türlü oluşturamayan teknik kadro ve yönetilemeyen bir camia ile şampiyonluk da doğal olarak, bu şartlarda sükut-u hayal durumunda…
Olimpiyat Stadında, üç ay önce Galatasaray’ dan Süper kupayı alan ve en yüksek formuna ulaşan takıma ne oldu da dün akşam, adeta Karagümrük karşısında aciz şekilde pes eden, 2-0 yenik durumdayken bile kazanmak için hiçbir çaba sarf etmeyen, ruhsuz takıma bürünüldü, her yıl tekrar eden bu durum artık üniversitelerde tez konusu durumuna geldi…
Fenerbahçe’nin durumu gerçekten kritik, Fenerbahçe’ de benim görüşüme göre, yönetim ile teknik kadro, teknik kadro ile de oyuncular arasında bağlantı kopukluğu mevcut. Fenerbahçe’ de sacayaklar birbiri ile uyumsuz… Dolayısıyla bu ortamda şampiyonlukdan bahsetmek galiba hayalperestlik olur.
Maça gelelim, Fenerbahçe maça dört ön libero oyuncusu ile çıkıyor. Guendouzi, İsmail Yüksek, Kante ve Fred… Oyuna bu kadar defansif anlamda korkakça tercihlerle çıkmak, yaklaşık 250 milyon Euro’ luk takıma yakışmıyor. Karşınızda ligin son sırasında bulunan, mütevazi kadroya sahip Karagümrük takımı var. Karagümrük takımının da hakkını yemeyelim, mükemmel bir konsantrasyon ve mücadele örneği sergilediler. Kendilerini tebrik ediyorum, kendinizden güçlü takımlara karşı ancak böyle oynayabilirsiniz.
Fenerbahçe’nin şu konuda düşünmesi lazım, ara transfer döneminde, sizin gönderdiğiniz, takımınızda altıncı opsiyon konumuna düşen Bartuğ Elmaz, size karşı dün akşam Karagümrük takımının en önemli oyuncusu ve maçın adamı olarak maçı tamamlıyorsa, bunu derin derin düşünmekte faydalar olduğunu düşünüyorum. Ancak Fenerbahçe pek bunu idrak edebilecek psikolojide değil ve bu mental enkazdan nasıl sağ çıkabilirler bilemiyorum…
